Yeşilay'dan öğrencilere yaz tatili önerisi

Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk:"Çocukları teknolojiden uzak tutmak ya da birden sanal dünyanın içine atmak çok büyük bir yanlış. 0-2 yaş arasındaki çocukların ekranla ya da teknolojiyle tanışmaması gerekir.' dedi.

8.6.2018 - 11:19

Okunma Sayısı : 456

Yorum Sayısı : (0) yorum yapılmıştır.



Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk:"Çocukları teknolojiden uzak tutmak ya da birden sanal dünyanın içine atmak çok büyük bir yanlış. 0-2 yaş arasındaki çocukların ekranla ya da teknolojiyle tanışmaması gerekir. Okul döneminde çocuğa teknolojik araçlarla vakit geçirebileceği, ihtiyacını karşılayabileceği optimum bir süre veriliyor. Bu süreler okul zamanı ya da tatil fark etmeksizin uygulanırsa teknoloji bağımlılığı ebeveynlerin için bir tehdit olmaktan çıkabilir""Bitirmesi gereken ders dışı hikaye, roman kitapları olmalı. Çocuğu spor dallarından birine olan ilgisi en iyi şekilde değerlendirilmeli. Arkadaşlarıyla vakit geçirebileceği zaman ve alanlar oluşturulmalı. Sadece bilgisayar değil, çocuğun sağlıklı yaşam, beslenme gibi alışkanlıkları da kontrol altında olmalı"

Yeşilay'dan yapılan açıklamaya göre, 18 milyon öğrenci, oldukça yoğun geçen bir eğitim ve öğretim yılının ardından tatile çıkmaya hazırlanıyor. 17 Eylül tarihinde başlayacak 2018-2019 yeni eğitim ve öğretim dönemine kadar uzun bir tatil yapacak çocukların bu zamanı nasıl değerlendireceği kısmında en büyük yardımcıları ve yol göstericileri ebeveynleri oluyor.

Pek çok fayda sağlayan, zamanı daha hızlı ve verimli kullanmak için katkı sunan teknoloji, günümüzde çocuklar için bir bağımlılık aracı haline geldi. Yeşilay'ın mücadele alanlarındaki en önemli halkalardan birini oluşturan teknoloji bağımlılığı, teknolojinin ölçüsüz, sınırsız ve kontrolsüz kullanımı ile teknolojik ürüne ulaşamadığında yoksunluğa kadar gidebilecek bir durum olarak tanımlanıyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Mücahit Öztürk, ebeveyn-çocuk ilişkisinde yaygın olarak tercih edilen ödül-ceza uygulamasının sert çizgilerinin aslında çocukların teknolojiyle doğru ilişki kurmalarına zarar verdiğini belirterek, ebeveynlerin koyduğu bazı kuralların çocukları zorlayıcı olduğunu, bu kuralları uygulayan çocuğa ödül, uygulamayana da ceza verildiğini kaydetti.

Her ödülün olumlu davranışı pekiştirmediğini ve farklı olumsuz sonuçlara da yol açabildiğini dile getiren Öztürk, şöyle devam etti:

"Birçok aile tüm dönem boyunca okuldan, derslerinden kopmaması için çocuklarını bilgisayar, tablet gibi araçlardan uzak tutmaya çalıştı. Artık yarıyıl tatili başlayınca da çocuklar ve anneler kendilerine göre bilgisayarla, telefonla, oyunlarla, tabletlerle çok fazla vakit geçirmeyi haklı gördüler, görmeye başladılar. Burada ebeveyn de tatil olmasından ve okul ödevi gibi bir sorumluluğun olmamasından kaynaklı olarak bu ödül sistemini çok masum görebiliyor. Ama baştan beri bir yanılgı var. Çocukları teknolojiden uzak tutmak ya da birden sanal dünyanın içine atmak çok büyük bir yanlış. 0-2 yaş arasındaki çocukların ekranla ya da teknolojiyle tanışmaması gerekir. Her gün, 3-6 yaş arası çocukların 30 dakika, ilköğretim çağına gelmiş çocukların 45 dakika, ortaöğretim öğrencilerinin günde 1 saat, lise çağına gelmiş gençlerin ise 2 saat ekranla, teknolojik araçla vakit geçirmesi en doğru yol. Okul döneminde çocuğa teknolojik araçlarla vakit geçirebileceği, ihtiyacını karşılayabileceği optimum bir süre veriliyor. Bu süreler okul zamanı ya da tatil fark etmeksizin uygulanırsa teknoloji bağımlılığı ebeveynlerin için bir tehdit olmaktan çıkabilir."

- "Aileler teknolojiyi ödül olarak görmemeli"

Prof. Dr. Öztürk, ihtiyaç dışı ve kontrolsüz kullanımın, teknoloji bağımlılığına yol açtığını, bu nedenle çocukların okul döneminde bu cihazlardan yoksun bırakılıp, tatilde sınırsız kullanımına izin verilmesinin son derece yanlış olduğunu, ailelerin bunu bir ödül sistemi olarak görmemesi gerektiğini kaydetti.

Çocuklara vakitlerini verimli ve keyifli geçirebilecekleri alternatif içerikler, zeminler oluşturulmasının önemine değinen Öztürk, şunları kaydetti:

"Çocuklar sanal dünyadan çıkıp gerçek hayata baktıklarında yavaş akan bir dünya gördüklerinde, bu onlara sıkıcı, ağır geliyor. Çocuklar artık sabredemiyor. Bir mağazada, ebeveyn kendi ihtiyaçlarını giderirken, oyalansın diye eline tablet verilen çocuğu ve bu çocuğun sabretme gibi yaşam becerilerindeki eksikliği düşünün. Aynısı tatil dönemi için de geçerli. Sürekli bilgisayar, tablet başında olan bir çocuğun zihninin tamamının bu dünyayı alması, tatil bittikten sonraysa gerçek dünyayla karşılaşması, adapte olması çok zor bir dönem. Ayrıca, bilgisayar başında çok durmanın vereceği gözlerde yanma, beden duruşunda bozukluk, elde uyuşukluk, halsizlik, ders başarısında düşüş, kişisel, aile ve okul sorunları, zamanı idare etmede başarısızlık, uyku bozuklukları, yemek yememe, aktivitelerde azalma, sanal arkadaşlar dışında izolasyon da bu araçlarla kontrolsüz ve bilinçsiz ilişkiden kaynaklanan sorunların başında geliyor."

- "Çocuğun tatil planında kitap ve spor olmalı"

Yeşilay Genel Başkanı Öztürk, ebeveynlerin mutlaka bir tatil planı yaparak, çocuklarının teknolojiyle iç içe olacağı optimum sürelerin oluşturması gerektiğini belirterek, bu planda kitap ve sporun mutlaka yer alması gerektiğini vurguladı.

Öztürk, "Bitirmesi gereken ders dışı hikaye, roman kitapları olmalı. Çocuğu spor dallarından birine olan ilgisi en iyi şekilde değerlendirilmeli. Arkadaşlarıyla vakit geçirebileceği zaman ve alanlar oluşturulmalı. Sadece bilgisayar değil, çocuğun sağlıklı yaşam, beslenme gibi alışkanlıkları da kontrol altında olmalı. Zira, tatilde hızlı tüketilen, abur-cubur yiyeceklere ilgi çok kayıyor." ifadelerini kullandı.

Çocuklarının internette geçirdiği vakti ebeveynlerin kontrol etmesi gerektiğini ve bu durumun asla çocukların özel hayatına karışmak anlamına gelmediğini belirten Prof. Dr. Öztürk, "Bu bir kontrol mekanizmasıdır. İnternette, sokakta görebileceğinizden daha fazla anonim kimlik var. Daha tehlikeli olabilirler. Bunlara dikkat edilmesi, çocuğun güvenliği için çok önemli. Ebeveynler teknolojiyi kullanımında rol model de olmalı. Tüm gün ellerinde telefon, gerekli-gereksiz, ilgili-ilgisiz her şeye bakan, takip eden ebeveyn modeli, çocukların dünyasında da bu araçları çok masum kılacak. Herkes için belirlenen bir sınır olmalı ve aile fertleri buna uymalı." değerlendirmesinde bulundu.


Bu Haber Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu habere (0) yorum yapılmıştır.


Yorum Yapın





ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.
Yazılan yorumlardan Eğitimcinin Sesi veya egitimcininsesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.