'Kötü karne için çocuğu cezalandırmayın'

Bugün yaklaşık 18 milyon öğrenci karne alarak yarı yıl tatiline girdi. Kiminin karnesi iyi, kiminin de notları düşük... Uzmanlar, 'kötü karne' getiren öğrenciye ceza ve öfkeyle yaklaşılmaması uyarısında bulunuyor. Bunun yerine onlara hayat tarzımızla örnek olmalıyız, ev ortamı ve aile yaşamımızı, öğrenmeyi destekleyecek şekilde yeniden kurgulamalıyız. Peki bunu nasıl yapacağız? İşte öneriler...

18.1.2019 - 12:13

Okunma Sayısı : 241

Yorum Sayısı : (0) yorum yapılmıştır.



Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Doç. Dr. Esra Çöp, kötü karne için çocuğun cezalandırılmaması gerektiğini belirterek, "Kötü karne geldiyse çocuğa öfke ile yaklaşılmamalı, ona ders vermeye çalışılmamalı ya da ceza verilmemeli. Çünkü bunlar işe yaramaz. Tutarlı ve destekleyici anne-babalık işe yarar. Ev ortamı öğrenmeyi destekliyorsa, çocuk-ebeveyn ilişkileri sıcaksa çocuklar daha iyi çalışır." dedi.

 

Doç. Dr. Esra Çöp, karne almanın hem çocuklar hem de anne-babalar için heyecan verici bir olay olduğunu ifade ederek, karnelerde iyi notlar kadar düşük notların da olabileceğini söyledi. Karnesinde düşük notu olan çocukların endişeli ve üzgün olabileceğini aktaran Çöp, "Çocukların karneleri nasıl olursa olsun önemli olanın notlar değil, çocukların mutluluğu olduğunu unutmamalıyız." diye konuştu.

 

Doç. Dr. Esra Çöp, ebeveynlerin karne yaklaşımında dikkat etmesi gereken konulara ilişkin bilgi vererek, karnedeki notların aile için ne anlama geldiğinin değerlendirilmesi gerektiğini, çocuğun sadece notlardan ibaret olmadığını dile getirdi. "Karnedeki kötü notlar ne anlama gelir? Çocuğunuzun okuldaki başarısını tam olarak yansıtır mı?" sorularına dikkati çeken Çöp, şunları kaydetti:

 

"Eğer çocuk gerçekten dersini iyi anlamışsa, sınavlarına çalışmışsa, iyi bir not alabilir. Ancak kötü notlar her zaman çocuğun ne kadar çabaladığını, ne kadar öğrendiğini, ileride neler başaracağını göstermez. Bu nedenle çocuk kötü notlar aldığında aşırı tepki göstermemek gerekiyor çünkü çocuk kendini zaten suçlu hissediyordur. Sinirliyken karne konuşmasına başlanmamalı. Önce sakinleşilmeli. Çocukla konuşurken kelimeler dikkatli seçilmeli. Çünkü söylenen sözlerin çocuğun üzerinde uzun süreli olumlu ya da olumsuz etkiler bırakabileceği unutmamalı. Çocuk söylenenleri uzun süre hatırlayacaktır. Çocuğun başarı durumu akranları veya kardeşleriyle kesinlikle karşılaştırılmamalıdır. Konuşmadan önce ona nasıl yardım edilebileceğiyle ilgili bir plan yapılmalı."

 

"Çocuğun tek bir iyi notu olsa dahi övülmeli"
Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Doç. Dr. Esra Çöp, düşük notlara karşı duygusal davranılmaması gerektiğine işaret ederek, "Çocuğun tek bir iyi notu olsa dahi bu övülmeli. Kötü notların nasıl düzelteceğine dair ailenin beraber plan yapması, sorumluluk alması için çocuğun çabalarının desteklenmesi gerekiyor." dedi.

 

"Önemli olan nottan çok çocuğun bu notu nasıl aldığıdır." diyen Çöp, şu tavsiyelerde bulundu: "Çocuğun çalışma alışkanlıklarını, derse nasıl hazırlanacağını bilmesi önemlidir. Çocuk çok çalışıyor ancak iyi notlar alamıyorsa ihtiyacı olan destek önerilmeli. Sadece notlara da değil, öğretmenlerin notlar hakkındaki yorumlarına da önem verilmeli. Eğer çocuk, elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmışsa aldığı nottan çok davranışın ve çabaların övülmesi önemlidir. Çocuğun kendi içindeki ilerleyişine geri bildirim verilmeli. Gerekirse bir çocuk psikiyatrisi uzmanından yardım alınmalıdır.

 

Kötü karne için çocuğu cezalandırmayın. Kötü karne geldiyse çocuğa öfke ile yaklaşılmamalı, ona ders vermeye çalışılmamalı ya da ceza verilmemeli. Çünkü bunlar işe yaramaz. Tutarlı ve destekleyici anne-babalık işe yarar. Ev ortamı öğrenmeyi destekliyorsa, çocuk-ebeveyn ilişkileri sıcaksa çocuklar daha iyi çalışır. Çocuklarıyla daha çok konuşan, imkanları dahilinde onlara oyuncak ve kitap alan, öğrenmek için daha fazla kaynak ve imkan sağlayan ailelerin çocukları daha başarılı olmaktadır. Ceza vermek çocuğun okula karşı olumsuz hissetmesine de neden olabilir."

 

Doç. Dr. Çöp, karnesi başarılı olan çocukları ödüllendirirken de abartıya kaçılmamasına özen gösterilmesini önererek, maddi değeri yüksek hediyeler yerine yaşa uygun, aile ile çocuğun beraber eğlenebileceği, okul başarısına ve bireysel gelişime katkı sağlayacak ödüllerin tercih edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

 

CEZALANDIRMA, İYİ BİR YÖNTEM DEĞİL

Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Yakup Albayrak da yarı yılda karnesinde kötü notlar olan çocukların cezalandırılmaması gerektiğini söyledi. Ara karne döneminin eksikliği tespit edilen derslerin düzeltilmesi için bir fırsat sunduğuna vurgu yapan Albayrak, "Ara karneyi, bazı şeyleri analiz edip daha sonra da bir şekilde tamir etme imkanı olarak değerlendirebiliriz. Hangi konulara daha fazla eğilmeli veya çocuğun hangi konularda eksiklikleri var, bunların giderilmesi açısından bize gösterge olabilir." dedi.X

 

"Herkes her alanda başarılı olamıyor"
Velilerin de çocuklara daha yapıcı yaklaşması ve asla sert davranmaması gerektiğini vurgulayan Albayrak, şöyle devam etti: "Cezalandırmadan ziyade daha açıklayıcı, daha yol gösterici, daha olumlu tavırlarla çocuklara ve öğrencilere yaklaşmalıyız. Öncelikle çocuklarımızı iyi tanımalıyız. Hangi konulara yatkınlar hangi konulara daha az yatkınlar bunu iyi tahlil etmeliyiz. Bence buradaki kilit nokta bu. Çünkü şöyle bir şey var. Herkesin sayısal bir zekası olmayabilir.

 

Ya da sözel bir zekası olmayabilir. Herkes her alanda başarılı olamıyor. Bu konuda çocuklarımızı çok iyi tahlil etmemiz gerekiyor. Çocuğun eksik olduğu yerleri bulmalı ve düzeltmeye çalışmalıyız. Ya da çocuğu yetenekli olduğu alana yönlendirmeliyiz."

 

Veliler aşağılayıcı sözlerden uzak durmalı
Albayrak, çocuklara gösterilecek sert tepkinin ileri yaşlarda sosyal fobi denilen olumsuz duruma yol açabileceğini belirterek, şu değerlendirmede bulundu: "Çocuklarda ve ergenlerde karne kötü olacağı zaman cezalandırılma olacağı gibi bir hissiyat ortaya çıkıyor. Ebeveynlerin kesinlikle cezalandırmadan uzak durması gerekiyor. Cezalandırma iyi bir öğrenme modeli değil. Karne kötü geldi diye çocuğu belli şeylerden men etme, cezalandırma, hakaret etme gibi şeyler olumsuz bir hatıra oluşturur. Bu hatırat da ömür boyu devam edecek olumsuz davranış modellerine yol açabilir.

 

Mesela çocukluk zamanlarında çok fazla eleştiriye maruz kalan çocuklarda sosyal fobi denen bir durum ortaya çıkıyor. Yani kendini ifade edememe gibi bir durum ortaya çıkıyor. Velilerin özellikle cezalandırma noktasında çok dikkatli olması gerekiyor. Velilerin karne kötü de gelse çocukları aşağılayıcı söylemlerden ve tavırlardan uzak durmasını tavsiye ediyoruz."

Kaynak: Milliyet

 


Bu Haber Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu habere (0) yorum yapılmıştır.


Yorum Yapın





ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.
Yazılan yorumlardan Eğitimcinin Sesi veya egitimcininsesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.