Okul Öncesi Eğitimde Okula Hazırlık Eğitimi

Okul öncesi eğitim almak her çocuğun hakkıdır. Ülkemizde çocuklarımızın büyük bir kesimi daha önce hiç bir eğitim almadan ilkokula başlamaktadırlar. Var olan şartlar okul öncesi eğitimi zorunlu hale getirecek düzeyde değildir. Yaz tatili boyunca 3 aylık bir sürede tatil olan okullarımız 1. sınıfa başlayacak çocuklar için açılarak tamamına okul okul öncesi eğitim verilebilir.

30.3.2019 - 20:55

Okunma Sayısı : 1691

Yorum Sayısı : (0) yorum yapılmıştır.



Gülsün ŞAHAN / gulsunsahan@ulusalegitim.com

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM DESTEKLENMELİDİR

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okul öncesi eğitimi hiç almamış çocuklar için 2019'un Temmuz ve Ağustos aylarında bir uygulama yapılacağı belirtilmiştir. Yaz tatilinde anaokulu eğitimini temel alan projenin Türkiye'de misafir edilen yabancı uyruklu öğrencileri de kapsayacağı açıklanmış,  "Özellikle Suriyeli çocukların, Türkçe'yi küçük yaşlarda öğrendiklerinde arkadaş edinme sorununu da aşmış olacağı”, bu durumun, toplumla entegrasyondaki problemleri çözeceği ve aynı zamanda çocukların okul başarılarına pozitif etki yapacağı belirtilmiş olup bu projenin ilk olarak 26 ilde uygulanacağı açıklanmıştır. 

Bu açıklama üzerine Bartın Üniversitesi Öğretim Üyesi olan Dr. Gülsün ŞAHAN’ın 2006 yılında Tem-Sen-Eğitim Denetimi Dergisi'nde yayınlanmış bir makalesinin tekrarında fayda görülmüştür. Milli Eğitim Bakanlığı'nın 26 ilde uygulanacağını açıkladığı bu projenin tüm illere yayılması yararlı olacaktır. Özellikle dezavantajlı bölgelerde yaşayan çocukların bu çalışmadan daha fazla yararlanacağı söylenebilir. 

 

OKUL ÖNCESI EĞITIMDE OKULA HAZIRLIK EĞİTİMİ
Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi
Dr. Öğr. Üye. Gülsün ŞAHAN 

ÖZET: Okul öncesi eğitim almak her çocuğun hakkıdır. Ülkemizde çocuklarımızın büyük bir kesimi daha önce hiç bir eğitim almadan ilkokula başlamaktadırlar. Var olan şartlar okul öncesi eğitimi zorunlu hale getirecek düzeyde değildir. Yaz tatili boyunca 3 aylık bir sürede tatil olan okullarımız 1. sınıfa başlayacak çocuklar için açılarak tamamına okul okul öncesi eğitim verilebilir. Bu çalışmada var olan olanakların okul öncesi yararına nasıl kullanılabileceğine dönük öneriler yer almakta, konu tartışmaya açılmaktadır.

(Bu çalışma Eğitim ve Denetim Dergisi 4/12-Temmuz 2006 sayısında yayınlanmıştır.)

Çocukta gelişimin en hızlı olduğu, temel alışkanlıkların ve zihinsel yeteneklerin en hızlı geliştiği ve biçimlendiği dönem 0-7 yaş arasıdır. Okul öncesi eğitimin çocukların ileri yaşlarda öğrenme yeteneği ve akademik başarıları üzerinde önemli etkisi olduğu açıktır. Ülkemizde zorunlu eğitim yaşı 7-14 yaş arasını kapsar ve okul öncesi eğitim henüz zorunlu eğitim kapsamına alınamamıştır. Okul öncesi eğitim sosyo-ekonomik yönden gelişmiş bölgelerde ve büyük yerleşim birimlerinde daha yoğun gerçekleşebilmektedir. Kırsal ve gecekondulaşmanın fazla olduğu bölgelerde ise çocukların pek çoğu bu eğitimden yoksun kalmaktadır. 


(Temel 2005) 2004-2005 Öğretim yılı verilerine göre 48-72 ay arası çağ nüfusu 2.702.912 dir. Ancak 434.771 çocuk okul öncesi eğitimden yararlanmaktadır. 2.268.141 çocuk hiç bir şekilde okul öncesi eğitim almadan okula başlamak zorundadır. Birinci sınıfa başlayan çocuklar içinde okul öncesi eğitimi alanlar ilk günden itibaren diğer çocuklara göre avantajlı konumunu üniversiteye kadar sürdürmektedir. 

 

Avrupa Birliğine girme sürecinde olan ülkemizde okul öncesi eğitimden yararlanan çocukların oranı 9.615 civarındadır. Avrupa ülkelerinde ise bu oran %80'lerin üzerindedir. Örneğin; Danimarka ve İsveç'te 3-6 yaş arası okullaşma oranı %100, Yunanistan’da %64, Belçika'da %95”tir (Haktanır, 2005). Ülkemizde ise, 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda okul öncesi eğtimin %25 lere çıkarılması hedeflenmektedir. Bu günkü şartlarda okul öncesi eğitim oranını %80-90'lara yükseltmek mümkün görünmemektedir.

 

Her türlü bilgi ve teknolojinin hızla ilerlediği bir dünyada insanlar eğitilerek bu hızı yakalayabilirler. Yurdumuzda yetişecek bireylerin bilgili ve saygın bir biçimde yerlerini albilmeleri için erken çağlarda yaşama en iyi şekilde hazırlanabilmeleri gerekmektedir. Okul öncesi eğitime yapılacak yatırımların getirilerinin önemi bir kez daha vurgulanmaktadır (Oktay, 2004). 

 

Okul öncesi eğitimden daha fazla çocuğun yararlanabilmesi için var olan olanaklar yeniden değerlendirilerek alternatif çözüm önerileri geliştirilmelidir. Okullarımız yaz tatillerinde yaklaşık üç aylık bir sürede tatile girmekte, öğretmenler de öğrencilerle birlikte tatil yapmaktadırlar. 1. Sınıfa başlayacak tüm öğrenciler yaz tatilinde okula başlatılarak bunlara okul öncesi ya da okula hazırlık eğitimi verilecektir. 

 

Herhangi bir eğitim almadan okula başlayan çocuklarımız okula uyum sağlamakta zorlanmakta, bu sıkıntılar, okuma-yazma eğitiminin ilk yılda pekiştirilmesini güçleştirmektedir. Bazı bölgelerimizde öğretmenler yaklaşık üç ay gibi bir süre el becerilerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalara ağırlık vermek zorunda kalmakta, okuma-yazmaya geçiş zor olmaktadır. Bu şekilde okul öncesi eğitimden geçmeyen çocuklar üç ay okula hazırlanarak okullarımızdaki başarıyı büyük ölçüde arttıracaktır. Çocuklarımızın tamamı kısa süreli de olsa okul öncesi eğim alma şansını yakalamış olacak, diğer öğrenciler, okulda bulunmadığı için, büyük çocukların baskısı olmadan tuvalet, lavabo ve diğer alanları rahatça kullanacak, okula kolaylıkla uyum sağlayacaktır.

 

Birinci sınıfların okula uyumları konusunda ülkemizde onlara yönelik herhangi bir uyum programı da uygulanmamaktadır. Halbuki okul öncesi okullaşma oranı %90 seviyesinde olan Avrupa ülkelerinde bile okula yeni başlayan 1. sınıfların okula uyumları konusunda ek tedbirler alınmaktadır. Örneğin; Almanya’da 1. sınıflar, okula diğer öğrencilerle aynı gün değil yaklaşık 6 gün sonra ilk cumartesi günü okula diğer öğrenciler olmadan başlamaktadırlar. O gün ellerinde ilginç şekerleme paketleri olan 1. sınıf çocukları anne-babaları ile birlikte okula gelmekte, eğlenceli bir şekilde okulu tanımaktadırlar. 

 

Bu öğrenciler okula ilk aylarda diğer öğrencilerden geç gelip erken gitmekte, okul sürecine daha çabuk uyum göstermektedirler. Okul öncesi yaz okulu uygulamasının hayata geçirilebilmesi için gerekli koşullar gözden geçirildiğinde akla ilk olarak program, fiziki ortam, öğretmen, araç gereç, anne-babaların olumsuz tutumları ve finans sorunları gelmektedir. Bu koşullar başlıklar altında incelenecek olursa;

 

1- Program; Haftalık 5 işgünü sabah 09.00- 13.00 arası öğrencilerin yorulmayacağı bir sürede dersler yapılmalıdır. Yapılması tavsiye edilenler çalışmalar okuma-yazmaya hazırlık, görsel sanatlar, müzik ve resim dersleridir. Program konusunda okul öncesi eğitimcilerinin önerileri de değerlendirilmelidir. Ancak öğretmenler verilen programa uymaları konusunda uyarılmalı, gerekli denetimler yapılmalıdır. Bu çalışmalarda görev alacak 1.sınıf öğretmenlerinin yoğun bir şekilde 1.sınıf programı uygulamaları engellenmelidir. Bu programın amacı, okul öncesi eğitimden ilköğretime yumuşak bir geçiş yapmak, okul öncesi eğitim alma fırsatı yakalayamamış öğrencilere bu fırsatı sunmaktır.


2- Fiziki ortam; ilköğretim okullarında 1.sınıflar için uygun sınıflar bulunmaktadır. Öğretim yılı başında her okulun kapasitesi ve alacağı öğrenci sayısı belirlenmiştir. Normal öğretim yapan okullarda 1. sınıfların tamamı, ikili öğretim yapılan okullarda ise 1. sınıfların yanında 2. ya da 3. sınıflar bu projede kullanılabilecektir. Ayrıca ana sınıfı bulunan okulların bu sınıflardan ya da araç gereçlerinden yararlanılması mümkündür. Okul öncesi eğitimi yaygınlaştırmada önemli bir engel olan fiziki mekân sorunu yaz döneminde hiçbir ek masraf gerektirmeden çözümlenmiş olacaktır.

 

3- Öğretmen; Yaz tatillerinde öğrencilerle birlikte öğretmenler de tatile girmektedir. Tüm okullar yaz tatili süresince yöneticiler tarafından açık tutulmaktadır. Öğretmenlerin pek çoğu ders ücreti karşılığında yaz tatillerinde sabah 9-13 saatleri arası eğitime gönüllü olacaktır. 10-15 gün süreli tatil yapmak isteyen öğretmenler de dönüşümlü olarak görev alabilecektir. Ayrıca pek çok Eğitim Fakültesi mezunu atanmamış öğretmen adayları da ücretli ders verebilecektir.

 

4- Araç-gereç; Her okulun 1 sınıfları için gerekli araç gereçleri bulunmaktadır. Ayrıca ana sınıfı olan okulların buradaki araç gereçlerinden faydalanılabilir. Yapılacak programda okul öncesi eğitim araç gereçlerinin birçoğu olmadan da yürütülebilecek şekilde düzenlenmelidir.

 

5- Anne-babaların tutumları; İlk başlarda yeni bir uygulama olacaği için veliler bu projeye ilgi duymayabilirler. Ancak geçtiğimiz eğitim yılında öğrenci kayıtları haziran ayına alınmıştır. Kayıt yaptıran çocuklarin okula başlayacağı medya ve diğer duyuru araçlarınca açıklandığında veliler bu projeyi destekleyeceklerdir. Mevsimlik işçilerle yaz mevsiminde yayla gibi değişik yerlere taşınan aileler için de ek tedbirler düşünüIebiIir.

 

6- Finansman: Bu proje için herhangi bir ek finansmana gerek yoktur. Öğretmenler okula devam ettiği, okulda eğitsel bir çalışmaya katıldığı sürece ek ders ücreti almaktadır. Yöneticiler yaz tatillerinde okula geldiği sürede ders ücreti almaktadır. Ders ücreti kaleminden ders ücretleri ödenebilecektir. Görev alacak öğretmen sayısı da o okulda açılacak 1. sınıf sayisi ile sınırlı olacaktır. Ancak çok kalabalık sınıflar 2-3 öğretmene paylaştırılabilecektir. Ayrıca eğitim fakültesi mezunu gençlere yaz tatilinde hem çalışma, hem staj imkanı da yaratılmış olabilir. Çocuklarımız bizim geleceğimizdir. Onların en iyi şekilde desteklenmesi, erken yaslardan itibaren yetiştirilecekleri ortamları sağlamak biz yetişkinlerin görevidir (Arı S:32,2003). Bu çahşmada okul öncesi eğitimi yaygınlaştırmak için alternatif çözüm önerileri gündeme getirilmiş, uygulanabilir olanlar için öneriler sunulmuştur.

 

2019 yılına gelindiğinde okul öncesi eğitimde istenilen okullaşma oranına ulaşılmadığı görülmektedir. Türkiye’de ilkokuldan önceki son yaş grubu olan 5 yaş grubunda net okullaşma oranı %67,17’dir. Cinsiyet durumuna göre dağılımlar dengeli olduğu görülmektedir. 3 yaşındaki çocukların yaklaşık %12’si, 4 yaşındaki çocukların yaklaşık %34’ü ve 5 yaşındaki çocukların yaklaşık %68’i okula gitmektedir. Yaş grubu düştükçe okullaşma oranı azalmaktadır (Kazu, Yılmaz, 2018). 

 

Şirin’e (2019) göre ilk 6 yılda yani okul öncesi eğitim döneminde çocuklara yapılacak her 1 birimlik yatırımın ekonomiye 7 -10 kat arasında geri dönüşümü olmaktadır. Bu nedenle her mahalleye kaliteli bir okul öncesi eğitim kurumu açılmalı, kısıtlı kaynakların okul öncesi eğitim kurumlarına yatırılması desteklenmelidir. Okul öncesi eğitime en fazla ihtiyacı olan kesim de dezavantajlı çocuklar olmaktadır. Okul öncesi eğitim acil olarak ele alınıp okullaşma oranının yükseltilmesi önemlidir. 

 

KAYNAKÇA
ARI, M. (2003)“Türkiye'de Erken Çocukluk Eğitimi ve Kalitenin Önemi “Erken Çocuklukta Gelişim ve Eğitimde Yeni Yaklaşımlar. Morpa yayınları, Istanbul
OKTAY,A(2004). http://www.erg.sabanciuniv.edu/ioh2004/bi1dirilerAyIa&o20Oktay.doc

Hürriyet Gazetesi, 19.12.2018, Anaokulu eğitiminde ‘yaz tatili’ formülü, http://www.hurriyet.com.tr/egitim/anaokulu-egitiminde-yaz-tatili-formulu-41056856
HAKTANIR, G. (2005) Farklı Ülkeler ve Okul Öncesi Eğitimde Farklılıklar, MEB: Eğtim Bülteni,Yıl 1,Sayı:2
KAZU, İ,Y, YILMAZ, M(2018) Ülkemizdeki Okul Öncesi Eğitimin Bazı Veriler Açısından OECD ve AB Üyesi Ülkeleri İle Karşılaştırılması, The Comparison of Some Data in Turkish Preschool Education with OECD, EU, http://dergipark.gov.tr/download/article-file/482139
ŞİRİN, S.(2019). Yetişin Çocuklar. Doğan Egmont Yayıncılık, İstanbul
TEMEL, Z, F (2005) “Okul Oncesi Eğitimde Yeni Yak1aşımlar”  Bilim  ve Aklın Aydınlığında Eğitim Dergisi

 

 

 


Bu Haber Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu habere (0) yorum yapılmıştır.


Yorum Yapın





ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.
Yazılan yorumlardan Eğitimcinin Sesi veya egitimcininsesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.